top of page

"Batılı Değerler" olgusunun Antik Kökeni neye dayanır?

Güncelleme tarihi: 18 Tem 2023


Troya savaşından buyana, Batı ile doğu arasında süregelen bir rekabet olduğu varsayılır. Yunanistanın persler tarafından istilası Doğu-Batı çatışması diye yorumlanırken, Roma’nın Yunanistan’a saldırısı böyle açıklanmaz.


Doğu Batı ilişkisi, genelde “Batılı değerlere karşı “Şark Despotizmi” diye adlandırılır. Batı dünyası, Antik yorumları kendi değerler fanusunda açıklar ve bu yapay fanus olduğu gibi kabullenilir. İskender’in İran istilası da bu yüzden Batılı değerlerin zaferi diye yorumlanır. Avrupa içinde değil ama dışındaki her savaş Batılı değerler ve ötekiler savaşı diye incelenir.



Pers imparatorluğu, M.Ö 6. Ve 5. yüzyıllarda iyonya topraklarına doğru yayılması ile belki de bu Doğu-Batı, Barbar-Medeni ayrımının temelini atmıştır. Ancak kime göre barbar? Neye göre barbar? Batı tarafından empoze edilmiş bu terimlerin antik kökenine “Batılı değerler” safsatası dışından bakmak, Tarihi kavramları doğru anlamak açısından oldukça önemlidir.




Yunan dünyasının merkezi, Edebiyat ve Felsefenin doğusu Ön Asya’ya aittir. Yani bugün Ege Denizi’nin doğusudur. Batı anadoludur. Persler’in burayı fethi ile beraber batı sınırı da yapay olarak yer değiştirilip Ege Denizi’nin Batısına, yani bugünki Yunanistan topraklarına kaydırılmıştır. Kserkes’in saldırısının geri püskürtülmesinden sonra ise Atina, Helenler’in liderliği koltuğuna oturmuştur. Böylece bugün Batı kimliğinin kaynağı sayılan M.Ö 5.yüzyıl Atinası, altın çağını yaşamıştır. Jacques Le Goff’un Avrupa’nın doğuşu adlı eserinde dediği gibi “ Antik Yunanistan, Avrupalıların tekrar tekrar bakıp kendilerini keşfettikleri bi aynaydı” sözü, Avrupalıların İran ile etkileşimi sonucu olağan haline geldi.


Bu uygarlık Avrupalı mıdır? Bunu dile getirmek kesinlikle bakış açısı ile alakalıdır. Mesela doğu Avrupa’nın Avrupa sayıldığı tek yer Antik Yunanistan, yani bugünki Yunanistan topraklarıdır. Rum veya Rus Ortadoksluğu genel olarak Avrupalı sayılmazlar. Çünkü “Batı Değerleri”ne göre tek gaye, Latin Hıristiyan Alemi içerisinde olmaktır. Bu çelişki de halen daha bugün “Yunanistan” haricinde neredeyse çoğu Doğu Avrupa ülkesinin Avrupa Birliği içinde yer almayışının açıklaması olabilir.



Yunan uygarlığından sonra Roma uygarlığı ve Romen mirası, yalnızca Batı Avrupa’ya, ya da direkt İtalya ve Fransa’ya saptırılmaya çalışılır. Oysa ki Romen mirası, belki de Doğuda Batıdakinden daha önemlidir. “Caesar” unvanını Doğuda Bizans, Bulgar, Rus, Selçuklu ve Osmanlı gibi Monarşiler sürdürmüştür. Ortadoksluk, Katoliklerden daha az “Hristiyan Avrupa alemi” değildir. Modern Batı Avrupa’nın Antik Yunanistan’ı Avrupa’nın doğuşu saymasının en temel nedeni, tutunmaya çalıştıkları demokrasi dalıdır. Ancak Antik Yunan devletleri en demokratik şekillerinde bile birer demokrasi değillerdi. Çalışan sınıfların büyük çoğunluğu köleleştirilmişti. Cumhuriyetin popüler eğilimlerini genişletmek ancak bir azınlığa mahsus ve o azınlığın işine yarayan bir hal almıştı.




KAYNAKÇA

Warwick Ball, Tek Dünyaya Doğru Antik İran ve Batı, Ayrıntı Yay.

Jacques Le Goff, Avrupa'nın Doğuşu, Literatür Yay.

Norman Davies, Avrupa Tarihi, İmge Kitabevi.

35 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commenti


bottom of page