top of page

'Seküler' Aslında nedir? Seküler kavramını doğru mu kullanıyoruz?

Sık sık Laiklik kavramı ile aynı çatı altında kullandığımız Seküler kavramı, günümüzde sosyal medya başta olmak üzere pek çok şekilde karşımıza çıkıyor. Elbette ki bu yazıda bu kullanımın bilinçsiz şekilde uygulandığını ve aslında ‘ne’ olduğunu ya da ne ‘olmadığını’ kendimce ifade etmeye çalışacağım. Ancak bundan önce kısaca bu kavramın etimolojik kökenine değinmekte yarar var.

 

 


       Ortaçağ Latincesinde “saeculum” yani kısaca ifade etmek gerekirse manastırın dışına çıkmayı ifade eder. Manastırı bırakıp “dünya”ya yönelen din adamları, dinlerini yaşamaktan geri kalmazlar. Burada dünya’ya yönelmekten kasıt kent hayatına din yaşamının yedirilmesidir. Birey dini hayatını toplumsallıktan ayırarak özelleştirmeye doğru adım atar. Kuşkusuz bu dünyevileşmenin nasıl meydana geldiğini anlatmak epey uzun olacaktır, ancak Reform ve Kapital ile olan bağlantısı aşikardır. Modern Ulus-Devlet yaşamı da bu sıfatı besler. Besim Dellaloğlu’nun bu yazıda da faydalandığım Poetik ve Politik adlı eserinde, kavramın köküne ve kullanım biçimine detaylıca değinmiştir. Yine profesör Talal Asad, Sekülerliğin Biçimleri adlı keyifli çalışmasında ‘seküler’ olanın ‘dini’ olan ile açıkça örtüştüğünü dile getirir.  Jose Casanova’nın Modern Dünyada Kamusal Dinler adlı eseri de nitekim bu kavram ile dünyevi hayat arasındaki ilişkiye ve kullanım biçimlerine en detaylı değinen eserlerin başında gelmektedir. Ona göre bugün pek çok biçimde tartışılan ‘siyasallaşan din’ kavramı bile kendi başına bir sekülerleşme biçimidir.

 

 

 

      Ülkemizde ise  özellikle  inançsız yaşayanları nitelendirmek için kullanılan   Seküler sıfatı, muhafazakar bireyin zıttı olarak kullanılır. Her kavramı bilinçsiz bir şekilde belli bir kalıplara sokmanın örneklerinden biri olarak ortaya çıkan Seküler sıfatı kullanımı, belki de bunlar arasında en göze çarpanıdır. Örneğin Cuma’dan Cuma’ya namaza giden, muhafazakar partiye oy veren bir aile Seküler diye adlandırılabilir mi? Kavramın doğası gereği evet. Çünkü toplumumuzda İslam Sekülerleşmiştir. Muhafazakar yurttaşların çocuklarının yaşam tarzları ile “seküler” ile özdeşleşmiş yurttaşların çocuklarının yaşam tarzları ne kadar farklıdır? İnançlı olma ile farklı boyutta kullannılmaya devam eden seküler sıfatının, büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede çok az kişi tarafından benimsenmiş olması gerekmez miydi? Nasıl ki içki içip dünyevi hayat ile tam anlamıyla sıkı fıkı bir birey inançsızlık ile nitelendirilemez ise, muhafazakar hayat tarzına sahip kent yaşamına adapte olmuş bir İnançlı da Seküler değildir diyemeyiz.

 

 

 

KAYNAKÇA


Dellaloğlu, Besim F, Poetik ve Politik: Bir kültürel Çalışmalar Ansiklopedisi. Timaş yay. 2020


Asad, Talal. Sekülerliğin Biçimleri. Metis yay. 2007

 

Casanova, Jose. Modern Dünyada Kamusal Dinler. Sakayra üniversitesi kültür yay. 2014


 



57 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page